Romatizmal Hastalıklarda Beslenme

Romatizmal hastalıkların artışının altındaki en önemli sebep beslenmenin bozulması ve besinlerde kullanılan kimyasal katkı maddeleridir.

Romatizmal hastalıkların artışının altındaki en önemli sebep beslenmenin bozulması ve besinlerde kullanılan kimyasal katkı maddeleridir.

Beslenme bozuldukça gıda intoleransı ciddi bir sorun olmaya başlamıştır. Tüm otoimmün hastalıklarda gıda intoleranslarını sorgulamak gerekir. Gıda intoleransları denilince akla gelen en önemli ve yaygın durum, glutene karşı olan intoleranstır. Gluten intoleransları, diyabetin, çölyak hastalığının, otoimmün hastalıkların arkasında yatan sebeptir.

Bir romatizma hastasını gluten intoleransını göz ardı ederek tedavi etmek mümkün değildir. Öncelikle hastanın beslenmesi düzenlenmelidir. Ancak günümüzde hekime başvuran romatizma hastalarının hiçbirinin beslenmesiyle ilgilenilmez. Oysa romatizma hastası glutenden, buğdaydan, hazır mayadan uzak durmalıdır. Glutene ya da hazır mayaya intolerans romatizmada son derece tehlikelidir.

Beslenmenin bozulması romatizmal hastalıkların en büyük sebebidir dedik. Peki, beslenmenin bozulması derken neyi kastediyoruz? Kış aylarında taze fasulye, patlıcan, çilek gibi yaz ürünleri yemekle mi bozuldu? Anneler artık evde turşu kurmayıp yoğurt uyutmayıp marketten hazır aldıkları için mi bozuldu? Bolca kimyasal katkı maddeli, parfümlü, boyalı, fabrika ürünü cips, kola, gofret, bisküvi yenildiği için mi? Tarım ilaçları, hormonlar kullanıldığı için mi? Çiftçiler yerli, dededen kalma tohum değil de, hibrit ve Genetiği Değiştirilmiş Organizma ( GDO) tohum ektikleri için mi? Bunların her biri şüphesiz çok önemli etkenlerdir. Ancak benim dikkati çekmek istediğim nokta başka.

Asıl bizim yeme içme kültürümüz, geleneksel beslenme biçimimiz bozuldu. Kuşaktan kuşağa, anadan kızına aktarılan o kıymetli bilgiler, tarifler, usuller unutulmaya başlandı.

Romatizma hastalığıyla ilgili bir örnek vereyim. Bu hastalığın en önemli sebeplerinden bir tanesi beslenmeyle alınan kolajenin azalmasıdır. Kolajen, bağ dokunun ana maddesidir. Kolajen olmadan insan vücudunun sağlıklı, diri, dinç ve ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Kolajenin az alınmasının sebebi, kolajen içeren gıdaların az tüketilmesidir.

Peki, hangi gıdalar kolajen içerir?

Paça, et suyu, kemik suyu, kemikli et. Eskiden yemekler hep kemikli etle yapılırdı. Şimdi kemikli et alan yok, herkes kuşbaşı veya kıyma alıyor. Paçayı içen kalmadı, paçacılar bir bir kapanıyor. Herkes evinde kimyasal katkı maddeli, monosodyum glutamatlı bulyonları kullanıyor.

Anadolu’nun geleneksel beslenmesinde çoğu yemek kemikli etle yapılır; paça, kelle çorbaları yaygın olarak tüketilirdi.

Neyse ki, son senelerde kemik suyu, paça çorbası gibi ilaç yiyeceklerin kıymeti yeniden anlaşılmaya başlandı.

Dolayısıyla, romatizmal hastalıklardan korunmak için öncelikle kolajenden zengin beslenmek gerekir. Her yemeğin içine kemik suyu konmalı, kemikli et pişirilmeli; bunlar son derece mühim. Evde kemik suyu hazırlayıp bardaklarla buzluğa kaldırırsanız bütün yemeklerinize ilave edebilirsiniz.

Bir Mesaj Gönderin