randevu

MİGREN BAŞ AĞRILARI TEDAVİSİ

Randevu Al
Hastanın günlük yaşamını etkileyebilen
ve kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlılık yaratabilen
bir BAŞ AĞRISI tipidir.
MİGREN BAŞ AĞRILARI
Randevu Al MİGREN BAŞ AĞRILARINIZDAN,
modern tıp ve bütüncül tamamlayıcı tıp tedavileri ile kurtulun.
Migren Baş ağrıları tedavisi ile,
kliniğimizde hastalarımıza başarılı olarak şifa sunmaktayız.
MİGREN NEDİR?

Migren şiddetli baş ağrısı atakları şeklinde tanımlanabilir. Hastanın günlük yaşamanı etkileyebilen, ve aktivitelerde kısıtlılık yaratabilen bir baş ağrısı tipidir. Genellikle tek taraflı şakak, ense veya göz çevresinde başlar. Ağrıya çoğu zaman bulantı, kusma, ışığa ve sese hassasiyet gibi durumlar eşlik edebilir.
Tedavide organik bir neden ekarte edilir. Migreni tetikleyen problem ne ise önce o mekanizma bulunup düzeltilmelidir.

Baş Ağrısı Nedenleri

Baş ağrıları sıklığı ve şiddeti kadınlarda erkeklere göre 3 kat fazla görülmektedir. Migren ağrısının nedenleri arasında genetik ve hormonal değişimlerde rol oynamaktadır.

Belirtileri

Baş ağrılarının en büyük belirtisi şiddetli ve bazen tek taraflı baş ağrısıdır. Migrende baş ağrısı alın, şakaklarda ve bazen göz veya gözün arkasında, başın arka tarafı ve kulağın arkasında hisedilir.

Migrenin Aurası, şiddetli baş ağrısının ilk gelişme döneminde veya hemen önce görülen 10 ile 30 dakika süren görsel veya duyusal belirtidir.

Ayrıca belirtileri olarak aşırı duyarlılık, depresyon, aşırı ve gereksiz neşelenme, durgunluk ve dikkat eksikliği görülebilmektedir. Konuşurken takılma, artmış ışık-ses-koku duyarlılığı, esneme, uyuma isteği, iştah artışı veya iştahsızlık, aşırı su içme, kabızlık veya ishal hali de sıklıkla görülebilmektedir.

 

 

MİGREN TEDAVİSİ

 

Akupunktur  Tedavisi

Migren tedavisinde akupunktur, hastaların , atak sıklığı  ihtiyaç azaltır ve şifa oranı son derece yüksektir.

Akupunktur baş ağrısı tedavisinde beyinde salgılanan  hormon salınımını olumlu yönde etkileyerek migreni tedavi edebilir. Kliniğimizde migren tedavisinde kulak akupunktur ve vücut akupunktur yöntemleri başarılı olarak uygulanmaktadır. Kliniğimizde Gerilim Tipi Baş Ağrıları, Sinüzit Baş Ağrıları ve Boyun Kireçlenmelerine Bağlı Baş Ağrıları tedavi edilmektedir.

 

Medikal Ozon Migren tedavisi

Oksijenlenmeyi arttırması, hem kuru iltihabı ortadan kaldırması yönünden bu ağrılı hastalarda çok iyi netice alınmasına yardımcı bir tedavi yöntemidir. Biz de kliniğimizde her türlü baş ağrılarına ozon tedavisini uygulayabiliyoruz.

Migrende Nöralterapi

Baş ağrılarında, yapılan bir tedavi yöntemidir. Komplikasyonu yok denecek kadar azdır ve hamileler dahil tüm yaş gruplarına uygulanabilen bir tedavidir.

 

 Kişiye Özel Bir Tedavi Planı

Boyun ve sırt bölgesindeki tetikleyici nokta, adale kasılması, kulunç girmesi tek taraflı göz ve yüz ağrısına neden olabilir. Hastanın su tüketimi, nasıl beslendiği, mide bağırsak sistemi, stres derecesi, uyku düzeni, çevresel şartları değerlendirilmelidir.

Migren baş ağrısı olan hastaların uyku düzeni sağlanması, düzenli egzersiz yapması, stres ile başa çıkması önemlidir. Migren ataklarını tetikleyen bir boyun fıtığı, boyun düzleşmesi varsa bunlar tedavi edilmelidir.

 

Migreni Baş Ağrısında Egzersiz

Baş ağrılarında egzersiz yapmak migren ataklarının sıklık ve şiddetini azaltabilir ve migrenin koruyucu tedavisinde faydalı olabilir.

 

DEPRESYON

Migren hastalarında anksiyete ve depresyon gibi çeşitli psikolojik belirtiler genel toplumdan daha sık görülmektedir. Sürekli bir üzüntü ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur.

Depresif belirti ile anksiyete düzeyleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönde güçlü ve anlamlı bir ilişki görülmektedir. Depresyon aynı zamanda majör depresif bozukluk veya klinik depresyon olarak da adlandırılır. Depresif belirti düzeyleri migren hastalarında yüksektir ve migren atakları sık olanlarda artmaktadır. Anksiyete ve depresif belirtilerin sorgulanması ve tedavinin başarısı açısından bu belirtilerin tespiti edilmesi önemlidir.

 

ANKSİYETE (Kaygı Bozukluğu)

Kaygının daha yoğun ve işlevsiz olmuş halidir. Hastalarda anksiyete düzeyleri ile pozitif ilişki olduğu gösterilmiştir. Yoğun, sürekli devam eden bir endişe hali ve günlük hayatta rastlanılan durumlara karşı korku vardır. Bu duyulan aşırı endişe, kaygı, panik durumu günlük aktivitelere zara verir. İşlevli ve işlevsiz olmak üzere iki türlü kaygı vardır. Panik atak krizleriyle de kendini gösterebilir. Toplumda genel olarak tehlike olarak görülen bizi koruyan kaygı türü işlevli kaygı, bu olması gereken durumdur. Ancak ortada bir tehlike yokken duyulan yoğun kaygı işlevsiz kaygı tipi olup, bizi sürekli yanıltır ve yanlış baş etmemize yol açar.

 

 

Bir Mesaj Gönderin

ARA